Okul + kurs + bireysel çalışma… Nasıl dengelenir?
Psikosun Rehberlik EkibiGüncellendi: 4 dk okuma
Öğrencilerin sınav hazırlık sürecinde en sık karşılaştığı sorunlardan biri, aslında çalışma isteksizliği değil; zaman ve enerjinin doğru yönetilememesi.
Okul devam ediyor. Kurs devam ediyor. Bir yandan da bireysel çalışma gerekiyor. Gün sonunda öğrenci yorgun, plan yarım kalmış ve "Yine yetişemedim" duygusu baskın hâle gelmiş olabilir.
Peki bütün bunlar nasıl sürdürülebilir hâle getirilebilir? Burada önemli olan, her alana eşit zaman ayırmak değil, öğrencinin mevcut koşullarına göre doğru önceliklendirmeyi yapabilmek. Bu yazıda okul, kurs ve bireysel çalışma arasında dengeyi kurmak için pratik önerileri ve sık yapılan hataları ele alıyoruz.
Neden denge kurmak bu kadar zor?
Okul ve kurs, öğrencinin gününün büyük bir kısmını dışarıdan belirlenen bir programla doldurur. Bireysel çalışma ise öğrencinin kendi planlaması ve iradesine kalır. Bu nedenle en kolay ertelenen alan da çoğu zaman bireysel çalışma olur.
Oysa bireysel çalışma, okulda ve kursta öğrenilenlerin pekiştirildiği, eksiklerin kapatıldığı ve öğrencinin kendi hızında ilerleyebildiği alandır. Okul ve kursta çok zaman geçirip bireysel çalışmaya hiç yer kalmaması, öğrencinin "çok çalışıp az ilerlediği" hissine kapılmasına neden olabilir.
Dengeyi kurmak için 5 öneri
1. Okul ve kursun yoğunluğunu hesaba katın
Yoğun geçen bir günün üzerine aynı süre ve tempoda bireysel çalışma eklemek her zaman gerçekçi olmayabilir. Haftalık planı hazırlarken önce okul ve kurs saatlerini, ulaşım sürelerini ve ödevleri yerleştirmek gerekir. Kursun olduğu günlerde bireysel çalışma daha kısa ve tekrar odaklı, kursun olmadığı günlerde ise daha uzun ve yeni konu ya da soru çözümü odaklı planlanabilir.
2. Bireysel çalışmayı boş zamana bırakmayın
"Vaktim kalırsa çalışırım" yaklaşımı yerine, haftalık program içerisinde bireysel çalışma için net zaman aralıkları belirlemek daha sürdürülebilirdir. Belirsiz bırakılan zaman genellikle telefon, sosyal medya ya da yorgunluk nedeniyle kaybolur. Bireysel çalışma saatlerini bir ders saati gibi programa yazmak, onu ertelenebilir bir seçenek olmaktan çıkarır.
3. Enerjiyi de planlayın
Her saat aynı verimlilikte değildir. Daha zor konular öğrencinin enerjisinin yüksek olduğu zamanlara, tekrar ve daha rutin çalışmalar ise daha düşük enerjili zamanlara yerleştirilebilir. Örneğin uzun bir okul ve kurs gününün akşamında yeni ve zor bir konuya başlamak yerine, kısa bir tekrar ya da konu özeti çıkarmak daha verimli olabilir.
4. Her günü maksimum performans üzerinden planlamayın
Bazı günler okul ve kurs nedeniyle daha yoğun geçebilir. Önemli olan tek bir günün performansı değil, haftalık sürdürülebilirliktir. Her günü en verimli hâlinize göre planlamak, yorgun günlerde planın aksamasına ve suçluluk duygusuna yol açar. Bunun yerine haftada bir ya da iki "telafi" veya hafif gün bırakmak, planı daha esnek hâle getirir.
5. Programı gerektiğinde yeniden düzenleyin
Bir program uygulanamıyorsa öğrencinin daha fazla zorlanması değil, programın yeniden değerlendirilmesi gerekir. Sınav dönemleri, kursun yoğunlaştığı haftalar ya da okulda yazılı haftaları gibi dönemlerde planın güncellenmesi doğaldır. Program öğrenciye hizmet etmelidir; öğrenci programa değil.
Okul, kurs ve bireysel çalışmayı birbirine bağlamak
Üç alanı ayrı ayrı yürütmek yerine birbirine bağlamak, dengeyi kurmayı kolaylaştırır:
- Okulda işlenen konuyu aynı gün kısa bir tekrarla pekiştirmek, bilginin unutulmadan kalıcı hâle gelmesine yardımcı olur.
- Kursta çözülen soruların yanlışlarını bireysel çalışmada analiz etmek, kurs saatlerini daha değerli kılar.
- Bireysel çalışmada eksik olduğu fark edilen konuları kurs öğretmenine sormak, soruların birikmesini önler.
Bu şekilde öğrenci aynı konuyu üç farklı yerde parça parça çalışmak yerine, birbirini tamamlayan bir sistemde ilerler.
Haftalık planı kurarken bir yöntem
Haftalık planı kâğıt üzerinde görmek, dengeyi kurmayı kolaylaştırır. Önce haftanın her günü için okul, kurs, ulaşım ve uyku saatlerini işaretleyin. Ardından kalan boşlukları "yoğun gün" ve "hafif gün" olarak ayırın. Yoğun günlere kısa tekrar ve yanlış analizi, hafif günlere ise yeni konu ve daha uzun soru çözümü yerleştirin. Hafta sonunda planın ne kadarının uygulandığına bakıp bir sonraki haftayı buna göre güncelleyin.
Sık yapılan hatalar
- Her şeye aynı anda yetişmeye çalışmak: Okul ödevleri, kurs ödevleri ve bireysel hedeflerin hepsini aynı günde tamamlamaya çalışmak tükenmeye yol açabilir.
- Dinlenmeyi plandan çıkarmak: Sosyal yaşam, hobi ve uyku, programın lüks değil, gerekli parçalarıdır.
- Başkasının programını kopyalamak: Her öğrencinin okul saatleri, kurs yoğunluğu ve enerji düzeyi farklıdır.
- Sadece çalışılan saate bakmak: Ne kadar süre çalışıldığı kadar, o sürede ne öğrenildiği de önemlidir.
Okul, kurs ve bireysel çalışmayı öğrencinin koşullarına göre dengeleyen bir haftalık plan oluşturmak için online YKS koçluğu sayfamıza göz atabilirsiniz; aynı yaklaşım LGS hazırlığında da uygulanır.
Veliler için kısa bir not
Veliler, öğrencinin gününün ne kadar dolu olduğunu bazen gözden kaçırabilir. "Bugün ne kadar çalıştın?" sorusu yerine "Bugün seni en çok ne yordu?" ya da "Bu hafta programında neyi değiştirmek istersin?" gibi sorular, öğrencinin kendi planını sahiplenmesine yardımcı olur. Baskı yerine destek odaklı iletişim için veli danışmanlığı sayfamızdaki önerilere de göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Kursa gidiyorsam bireysel çalışmaya gerçekten ihtiyacım var mı?
Evet. Kurs, konu anlatımı ve soru çözümü için önemli bir destek olsa da öğrenilenlerin pekişmesi, eksiklerin fark edilmesi ve kişiye özel tekrarlar için bireysel çalışma gereklidir.
Kurs günlerinde ne kadar bireysel çalışma yapmalıyım?
Bunun için herkese uyan bir süre yoktur. Kurs günlerinde daha kısa, tekrar ve yanlış analizi odaklı bir bireysel çalışma; kursun olmadığı günlerde ise daha uzun bir çalışma planlamak çoğu öğrenci için daha sürdürülebilirdir.
Okul ödevleri mi, sınav hazırlığı mı önce gelmeli?
Bu, dönemin önceliklerine göre değişir. Yazılı haftalarında okul daha ön plana çıkabilirken, diğer dönemlerde sınav hazırlığına daha fazla zaman ayrılabilir. Önemli olan ikisini birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olarak görmektir.
Çünkü iyi bir çalışma programı, kâğıt üzerinde en dolu görünen program değildir; öğrencinin gerçekten uygulayabildiği programdır. Bu nedenle yalnızca "Ne kadar çalışmalı?" sorusunu değil, "Bu öğrenci için ne sürdürülebilir?" sorusunu da sormak gerekiyor. Öğrenciye özel bir denge kurmak için ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz.
