Ay Sonu Değerlendirmesi: Çalışma Planının Yüzde Kaçı Tamamlandı?
Psikosun Rehberlik Ekibi3 dk okuma

Ay sonuna yaklaşırken birçok öğrencinin zihninde benzer cümleler dolaşır: "Bu ay hiçbir şey yapamadım" ya da tam tersi, "Çok çalıştım ama neden sonuç alamıyorum?" Bu cümlelerin ortak noktası, büyük ölçüde duyguya dayanmalarıdır. Yorucu geçen bir haftanın ardından tüm ay boşa geçmiş gibi gelebilir; yoğun geçen birkaç günün ardından ise ay olduğundan daha verimli görünebilir.
Ekim, eğitim-öğretim yılının ve sınav hazırlık sezonunun ilk gerçek ayıdır. Okul temposu oturmuş, ilk denemeler çözülmüş, çalışma düzeni ilk kez sınanmıştır. Bu nedenle Ekim'in sonu, dürüst ama yargısız bir değerlendirme için çok uygun bir zamandır. Bu yazıda ay sonu değerlendirmesini duygudan veriye taşıyan basit bir yöntemi ele alıyoruz.
Neden yüzde?
Duygular değerli bir bilgi kaynağıdır, ancak ay sonu değerlendirmesinde tek başına yanıltıcı olabilir. Zihin, son günleri ve en yoğun duygusal anları daha güçlü hatırlar. Ayın son haftası zor geçtiyse, önceki haftalarda yapılan düzenli çalışma kolayca gözden kaçabilir.
Planlanan ile tamamlanan görevlerin oranını hesaplamak, bu yanılgıyı dengeler. Yüzde, bir yargı değil; ayın gerçekte nasıl geçtiğini gösteren nesnel bir fotoğraftır. Üstelik öğrencinin kendi planına dayandığı için başkalarıyla karşılaştırma gerektirmez.
Yüzdenin bir başka faydası da emeği görünür kılmasıdır. "Hiçbir şey yapamadım" diyen bir öğrenci, görevlerini tek tek saydığında aslında azımsanmayacak bir iş çıkardığını fark edebilir. Bu fark ediş, bir sonraki aya daha güvenli bir başlangıç yapmasını sağlar.
Tamamlanma oranı nasıl hesaplanır?
Hesaplama oldukça basittir ve birkaç dakikalık bir çalışma gerektirir:
Ekim ayı boyunca planlanan görevleri sayın. Bunlar konu çalışmaları, test sayıları, denemeler ya da tekrar oturumları olabilir.
Bu görevlerden tamamlananları sayın.
Tamamlanan görev sayısını planlanan görev sayısına bölüp 100 ile çarpın.
Ortaya çıkan sayı, öğrencinin planına ne ölçüde uyabildiğini gösterir. Haftalık plan tutmayan öğrenciler için bile bu çalışma değerlidir; o durumda ay boyunca yapılması düşünülen işleri geriye dönük olarak listelemek bir başlangıç olabilir. Bu durum, Kasım için yazılı bir plan tutmanın ne kadar faydalı olacağını da kendiliğinden gösterir.
Sonucu yargılamadan okumak
Tamamlanma oranı hesaplandıktan sonraki en önemli adım, bu sayıyı yargılamadan okumaktır. Oranın düşük ya da yüksek olması tek başına iyi veya kötü anlamına gelmez; her iki durum da farklı sorular sorulmasını gerektirir.
Oran düşükse sorulabilecek sorular:
Plan, gerçekçi olmayacak kadar yoğun muydu?
Okul, sınavlar ya da beklenmedik olaylar planı mı aksattı?
Uygulamada belirli günlerde ya da derslerde mi kopukluk yaşandı?
Oran yüksekse sorulabilecek sorular:
Plan, öğrenciyi yeterince geliştirecek kadar zorlayıcı mıydı?
Tamamlanan görevler gerçekten öğrenmeye dönüştü mü, yoksa yalnızca işaretlendi mi?
Bu sorular, sayıyı bir notun ötesine taşır ve Kasım planı için somut ipuçları verir.
Tamamlanmayan görevler nereye gidecek?
Ay sonu değerlendirmesinde sık yapılan bir hata, tamamlanmayan tüm görevleri olduğu gibi bir sonraki aya aktarmaktır. Bu yaklaşım, Kasım'ı daha başlamadan ağır bir yükle başlatır ve kısa sürede aynı döngünün tekrarlanmasına yol açar.
Daha sağlıklı bir yaklaşım, tamamlanmayan görevleri önceliğe göre ayırmaktır. Sınav hedefi açısından kritik olan konular Kasım planına yerleştirilir. Önemini yitirmiş ya da farklı bir yolla telafi edilebilecek görevler ise bilinçli olarak bırakılır. Her görevi taşımak zorunda olmamak, öğrencinin plana olan güvenini de korur.
Kasım için tek bir ayar
Değerlendirmenin sonunda Kasım için yapılacak değişikliklerin sayısı az olmalıdır. Aynı anda birçok şeyi değiştirmeye çalışmak, hangisinin işe yaradığını görmeyi zorlaştırır. Tek bir ayar, hem uygulanabilir hem de ölçülebilir bir hedef sunar.
Bu ayar öğrencinin verisine göre değişebilir: daha gerçekçi bir günlük hedef belirlemek, her gün sabit bir saatte çalışmaya başlamak ya da hafta sonları kısa bir haftalık değerlendirme yapmak gibi. Önemli olan, değişikliğin küçük, net ve Kasım boyunca sürdürülebilir olmasıdır. Kasım'ın sonunda aynı hesaplama tekrarlandığında, bu tek ayarın etkisi de açıkça görülebilir.
Kısaca
Ay sonu değerlendirmesi, öğrencinin kendini yargıladığı bir an değil; bir sonraki ayı daha bilinçli planladığı bir fırsattır. Tamamlanma oranı bir not değil, bir pusuladır. Nerede olunduğunu gösterir ve rotanın nasıl ayarlanacağına yardımcı olur.
Bu hafta atılabilecek ilk adım, Ekim planını önünüze alıp tamamlanma oranını hesaplamak ve Kasım için yalnızca tek bir ayar belirlemektir. Veliler de bu değerlendirmeye sonuç odaklı değil süreç odaklı bir merakla eşlik ederek öğrencinin kendi planının sahibi olmasına destek olabilir.
Psikosun'da PDR uzmanları, öğrencinin planlanan ve tamamlanan çalışmalarını düzenli olarak birlikte değerlendirir ve planı öğrencinin gerçek temposuna göre yeniden düzenler. Kasım planını birlikte kurmak isterseniz ücretsiz ön görüşme için: psikosun.com/on-gorusme
Bu konuyu öğrenciye özel bir planla ele almak istersen, Online YKS Koçluğu sayfamızda sürecin nasıl işlediğini inceleyebilirsin.